• Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/kamilaydogannn?ref=hl
  • https://www.twitter.com/KamilAydogann

Ana Sayfa

29 Ağustos 2016
Pazartesi

Kâmil Aydoğan

ASO TEKNİK KOLEJİ ÖĞRETMENLERİYLE BULUŞTUK

Geçtiğimiz günlerde ASO Teknik Koleji öğretmenleriyle buluştuk.

Okul idaresince yeni eğitim öğretim yılına hazırlık çerçevesinde düzenlenen seminerin ilk günüydü.

***

Bana ayrılan iki saatlik bölümde dilimin döndüğünce öğretmenliğin meslekten öte bir iş olduğunu; şairlik, yazarlık gibi bir aşk, bir sevda, bir ilham işi olduğunu söylemeye çalıştım:

Öğretmenlik doğuştan gelen bir yetenektir. Bu yetenek geliştirilebilir.

Sevgi, sabır ve fedakârlık en temel özelliğidir.

Öğretmenlik aşktır, sevdadır.

Üstad Nuri Pakdil'in bizlere inanmakla ilgili olarak her zaman söylediği bir söz vardı: aşk boyunu aşacak.

Aşk boyunu aşmıyorsa, bu iş eziyete dönüşür.

İlkokuldayken çoğumuz yoksul ailelerden geliyorduk. Ben de dâhil yine çoğumuz simit satıyor, boyacılık yapıyorduk.

Ama sınıfa girdiğimizde öğretmenimiz Ali Tanıtır bize kendimizi "ülkemizi kurtaracak, hatta dünyayı kurtaracak önemli insanlar" olarak hissettiriyordu.

Öğrencilerinizden hayata damgasını vuracak insanlar çıkarsa, bu sizin eseriniz olacaktır.

Bu başarı hikâyesinin yazarı da siz olacaksınız.

Azgın bir sel gibi akan ve önüne geleni yutan hayatın ve özellikle sosyal medyanın içinden, çocuğu kalbinden yakalayarak alabilirsiniz.

Bu da ancak sevgiyle olabilir.

Eğitimin bir çıktısı da sokaktır, trafiktir.

Etkinizin boyutunu buralarda somut olarak görebilirsiniz.

Siz kendi işinizi önemserseniz, sizi de herkes önemser.

Saygınlık kendi işinizi önemsemektir.

***

Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir, Bölge Müdürü Ahmet Balcı ve Okul Müdürü Mustafa Daşçı'nın eğitim konusunda ortaya koydukları vizyon, gayret ve çalışkanlık ASO Teknik Kolejini prestij bir okul, dünya standartlarında, yüksek kalitede bir kurum düzeyine çıkarmış.

Ayrıca öğretmenlerin ilgisi, dinamik, katılımcı yaklaşımları beni çok mutlu etti.

 

 

11 Ocak 2016
Pazartesi

Ali Sali
Kanal A Haber

    HECE BUNU HEP YAPIYOR

    Bilenleriniz biliyor, Hece Yayınları’nın iki yazarı bu yıl Türkiye Yazarları Birliği’nin iki ayrı ödülünü aldı. Yine bilenleriniz biliyor Hece Yayınları ve sahibiÖmer Faruk Ergezen bu neviden önemli zamanlarda bir bahane oluşturur ve Ankara’daki edebiyatçıları bir araya getirir. Ya bir yemekte bir araya gelinir, ya çay da içilebilecek bir mekânda, ya da bir edebiyat mekânında bir araya gelinir. Bu mekân da genellikle Hece Dergisi’nin yönetim yeri olur.

    Ankara’da ikamet eden, ya da bir vesile ile o günlerde Ankara’da bulunan edebiyatçı kesiminin önde gelenlerini bu bir araya gelişlerde topluca görmek mümkündür. 

    DEVAMI

    NURİ PAKDİL İLE OTUZ YEDİ YILFRANSA, RUSYA VE İNGİLTERE PENÇESİNDE OSMANLI DEVLETİ-III
    Kâmil Aydoğan - 10 Ekim 2015
    Baki Kaya - 03 Aralık 2015

    6 EKİM 2015 Salı günü, yakın dostum Baki Kaya ile birlikte, Üstad Nuri Pakdil’i, Çankaya Kuloğlu sokaktaki evinde ziyaret ettik.

    *

    Nuri Pakdil’i, 1976 yılının Ağustos ayında tanıdım.

    Maraş İmam-Hatip Lisesi’nde öğrenciydik.

    Edebiyat ve sanatla ilgilenen; okuyan, yazma heveslisi üç-beş kişilik bir grubumuz oluşmuştu.

    Bizden birkaç sınıf ilerde bulunan merhum İbrahim Sarı başta olmak üzere, bizimle ilgilenen, bizi yönlendiren, bilinçlendiren ağabeylerimiz vardı.

    Osmanlı Hükümeti bir yandan Fransa ile ittifak anlaşması yapmaya gayret ederken, bir yandan da harp işlerini bir düzene koymaya, memleket savunmasını, özellikle başkent İstanbul’un savunmasını güçlendirmeye yönelik tedbirler alıyordu. Bu meyanda yeniçeri ortaları Tuna kıyısına gönderilirken, bir yandan da orduyu takviye etmek için yeni asker toplamak üzere ferman çıkarılmıştı. Boğaz kalelerinin mühimmat ikmali yapılırken, Boğaz haricinde düşmanın asker çıkarabileceği bölgelere tabyalar inşa edilerek, buralara eğitimli askerler gönderildi. Bu sırada İngiliz donanması Bozcaada’da toplanmış bulunduğundan, Çanakkale Boğazı da takviye edilmeye çalışıldı. Sadrazam İbrahim Hilmi Paşa Ordu Başkomutanlığına atandı.

    DEVAMI
    DEVAMI
    GÜNLÜKLER
    02 Ekim 2015
    FRANSA, RUSYA VE İNGİLTERE PENÇESİNDE OSMANLI DEVLETİ-II
    Kâmil Aydoğan - 03 Ekim 2015
    Baki Kaya - 30 Ağustos 2015

    2 Ekim 2015 Cuma günü, eşim Semiray, kızlarım Hicran ve Ayşe ile Hilâl’in cenaze namazı için Gölbaşı Merkez Camii’ne gittik.

    Daha önce de aynı camiye Hilâl’in babası, yakın dostum Hacı Duran Gökkaya’nın ve uzun yıllar birlikte çalıştığım makam şoförüm Kemal Yıldız Turan’ın cenazesi için gitmiştim.

    *

    Hacı Duran Gökkaya, Göksun’un Kızılcık köyünde doğmuştu.

    Çoğumuz gibi yoksul ve yorucu hayatla tanışmıştı.

     

    “Dünya tek bir devlet olsaydı başkenti İstanbul olurdu”

    General Bonapart

     

    Fransa, Osmanlının egemenlik haklarını ihlal eden davranışlarına rağmen, onu İngiliz ve Ruslardan uzaklaştırarak kendi ittifak sistemine dâhil etme emeli güdüyordu. Napolyon bu maksatla akrabası olan Korsikalı General Sebastiani’yi İstanbul’a elçi olarak göndermişti. Eğer General Sebastiani Osmanlıyla ilişkileri siyasi yollarla geliştirip, onu Fransa’nın müttefiki olmaya ikna edebilirse ne âlâ. Aksi takdirde Adriyatik sahilinde tuttuğu 25 bin kişilik orduyla Sultan’ı tehdit ederek, onu bu ittifaka ikna etmeyi planlıyordu.

    DEVAMI
    DEVAMI


    Ziyaret Bilgileri
    Aktif Ziyaretçi1
    Bugün Toplam6
    Toplam Ziyaret75001